Sunumlara ulaşmak için lütfen tıklayınız.
.

  • Kanser Hastalarında İnvaziv Fungal İnfeksiyonlar

    33 Yazar, 28 Konu, Güncel yaklaşımlar, yeni kılavuzlar devam...
    ONLINE KITAP
NEJM'de yayınlanan derleme yazısında siroz hastalarında görülen infeksiyon hastalıkları, genel yaklaşımlar ve patogenezi ele alınmış.
Nature’de yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre SARS-CoV2’ye karşı gelişen humoral bağışık yanıtın en az 1 sene devam ettiği gösterilmiş. Ayrıca bu kişiler içinden sonradan mRNA aşısı olanlarda humoral bağışık yanıtın (endişe verici varyantlara karşı olan humoral bağışık yanıt dahil) ciddi anlamda güçlendiği tespit edilmiş. 
Yılda 50-100 milyon semptomatik infeksiyona yol açan ve WHO tarafında toplum sağlığını tehdit eden ilk 10 neden arasında kabul edilen Dengue virüs ile infeksiyonların ve buna bağlı hastaneye yatışların azaltılmasında ilginç bir yöntemin etkili olduğu keşfedilmiş. Sonuçlar NEJM’de yayınlanmış. 
Clinical microbiology and infectious disease dergisinde yayınlanan bu çalışmaya çok ilaç dirençli enterik bakteri ile kolonize 105 solid organ nakli alıcısı dahil edilmiş. Oral kolistin+neomisin dekontaminasyon rejiminin 30 günlük takipte çok ilaç dirençli enterik bakterilerle gelişen infeksiyonları önlemede etkili olmadığını gösterilmiş. 
Clinical infectious diseases dergisinde taktim edilen bu vakada; safra ve kan kültüründen izole edilen NDM-5 ve OXA-48 taşıyan Enterobacter cloacae izolatlarında sefiderekol maruziyeti sonrası ilk 21 gün içinde muhtemel cirA geninde (katekolat siderefor reseptör geni) ortaya çıkan mutasyonlar neticesinde kazanılmış sefiderekol direnci tanımlanmış. 
Uğur Şahin ve arkadaşlarının 'Nature' dergisinde yayınladıkları bu yazıda; Pfizer-BioNTech aşısının güçlü bir humoral yanıtla beraber 2. doz aşıdan sonraki gözlem süresi boyunca devam eden çoklu spesifik CD4+Th1 ve CD8+ T hücre yanıtına yol açtığı gösterilmiş. Bu immün yanıtın birçok SARS-CoV-2 varyantına karşı da etkili olduğu belirtilmiş.  
NEJM'de yayınlanan 410 hastanın dahil edildiği açık etiketli randomize kontrollü non-inferiority çalışmada, protezli eklem infeksiyonu olan ve uygun cerrahi girişim yapılan hastalarda 6 hafta ile 12 hafta uygulanan antibiyotik tedavisinin tedavi bitiminden sonraki 2 yıllık takipte persistan infeksiyonu önlemedeki etkinlikleri karşılaştırılmış. Çalışmanın sonuçlarına göre 6 hafta tedavinin non-inferiority kriterlerini sağlamadığı tespit edilmiş.  
JAMA Internal Medicine dergisinde yayınlanan çalışmanın sonuçları ≥ 3lt/dk oksijen ihtiyacı olan ancak high-flow oksijen veya non-invaziv mekanik ventilasyon desteği almayan hastalarda tocilizumab tedavisinin CRP değeri yüksek olan hastalarda primer bileşik sonlanım noktası ve 90. günde hayatta kalma açısından daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğuna işaret ediyor. Bu sonuçlar özellikle RECOVERY çalışması sonuçlarını destekliyor olması açısından da önem taşıyor.  
JAC’de yayınlanan çok merkezli retrospektif gözlemsel çalışmanın sonuçlarına göre B-laktam monoterapi ile B-laktam+aminoglikozid veya B-laktam+kinolon kombine tedavileri arasında klinik sonlanım noktaları ve yan etkiler açısından fark yok. 
JAMA’da yayınlanan bu randomize kontrollü çalışmanın sonuçlarına göre IPF standart tedavisine ilaveten TMP-SMX veya doksisiklin içeren bir antimikrobiyal tedavinin rutin uygulanmasının standart tedaviye kıyasla elektif olmayan solunum sistemi nedenli hastaneye yatışları ve ölümleri önlemede etkisiz olduğu tespit edilmiş. 
Nature’de yayınlanan bu çalışmada COVID-19 sonrası ilk 30 gün hayatta kalan hastaların 6 aylık takiplerinde kontrol gruplarına kıyasla daha sık görülen sağlık problemleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuş. 
Johns Hopkins Üniversitesinden yapılan çalışmada, DTR P. aeruginosa izolatlarının bazılarında seftolozan-tazobaktam maruziyeti sonrasında oluşan AmpC omega loop mutasyonları ile ilişkili sefiderekol, seftazidim-avibaktam ve seftolozan-tazobaktam MIK değerlerinde belirgin artış olduğu gösterilmiş. Bununla birlikte aynı izolatlarda imipenem-relebaktam MIK değerlerinin belirgin düştüğü tespit edilmiş. 
Yatarak tedavi edilen hastalar için standart tedaviye aspirin (150 mg/gün) eklenmesinin; 28 günlük mortalite, invaziv mekanik ventilasyon ve ölüme ilerleme sonlanım noktaları açısından fayda sağlamadığı gösterilmiş. Aspirin alan hastalarda 28 günlük takipte taburcu olan hasta oranının bir miktar yüksek olduğu da belirtilmiş. 
COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılmış ve D-dimer düzeyi yüksek hastalarda, antikoagulan ilaçların tedavi dozunda uygulanmasının profilaktik dozda verilmesine kıyasla bir fayda sağlamadığı ve kanama riskini anlamlı düzeyde artırdığını gösteren bir başka çalışma daha yayınlandı. 
İngilitere'de yapılan bu prospektif kohort çalışmada; hastanede yatan COVID-19 hastalarında bakteriyal ko-infeksiyonların, sekonder infeksiyonların nispeten nadir olduğu ve ko-infeksiyonlara kıyasla sekonder infeksiyonların daha sık görüldüğü tespit edilmiş. Buna karşın özellikle yoğun bakım ünitelerinde tedavi edilen hastalarda BLBLI ve karbapenemlerin sıklıkla kullanıldığına işaret edilmiş. 
NEJM’de yayınlanan faz 3 randomize çift kör plasebo kontrollü çalışmanın sonuçlarına göre 2 doz BNT162b2 aşısının 12-15 yaş grubunda güvenli olduğu, 2. doz aşılamadan 7 gün sonra COVID-19 gelişimini önlemede %100 etkinliğe ulaştığı ve 16-25 yaş grubuna göre daha yüksek titrede nötralizan antikor oluşumunu sağladığı gösterildi. 
JAMA dergisinde yayınlanan randomize, çift kör, faz 3 çalışmanın sonuçlarına göre; China National Biotech Group tarafından geliştirilen 2 farklı inaktive COVID-19 aşısının (WIV04 ve HB02) 2. doz aşılamanın üzerinden 14 gün geçtikten sonra PCR ile konfirme semptomatik COVID-19 gelişimini önlemedeki etkinliği %72.8 (%95 CI, 58,1-82,4) ve %78.1 (%95 CI, 64,8-86,3) bulunmuş.
Nature'da yayınlanan bu çalışmada; hafif SARS-CoV-2 infeksiyonu geçirmiş hastalarda (n=77) kemik iliğinde uzun ömürlü plazma hücre oluştuğu ve bu sayede antijen spesifik (S antijeni) humoral immün yanıtın infeksiyondan sonra en az 11 ay boyunca devam ettiği gösterilmiş. 
İspanya'dan yapılan bu araştırmada 3 ayrı kohortun post-hoc analizi yapılmış. Buna göre hemodinamisi stabil olan ve kaynak kontrolü sağlanmış hastalarda etkenin duyarlı olması halinde ekinokandilerden flukonazole ilk 5 gün içinde de-eskalasyon yaklaşımının güvenli olduğu tespit edilmiş.
Tüm meslektaşlarımızın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!