Sunumlara ulaşmak için lütfen tıklayınız.
.

  • Kanser Hastalarında İnvaziv Fungal İnfeksiyonlar

    33 Yazar, 28 Konu, Güncel yaklaşımlar, yeni kılavuzlar devam...
    ONLINE KITAP
Bir sayfada 10 haber gösterilmektedir.
NEJM’de yayınlanan bu araştırmada, Oxford-Astrazeneca (ChAdOx1) aşısına bağlı olarak PF4’e karşı gelişen trombosit aktive edici faktörlerin immun trombotik trombositopeni gelişimine yol açtığı gösterilmiş. 
İsrail’den yapılan bu araştırmada, Pfizer BioNtech aşısının ilk dozundan 2 hafta sonra başlanarak 6 hafta boyunca anne sütünde anti-SARS-CoV-2 IgA ve IgG antikor pozitiflikleri sağlık çalışanı olan ve emziren annelerde test edilmiş. İlk dozdan 2 hafta sonra IgA titresinde anlamlı artış olduğu ve ilk dozdan 4 hafta sonra da IgG titresinde belirgin yükselme olduğu tespit edilmiş. Bu antikorların 6 hafta boyunca büyük oranda pozitif seyrettiği ve SARS-CoV-2’ye karşı da nötralizan etkisinin olduğu kaydedilmiş.  
İngiltere’den yapılan bu geniş çaplı prospektif kohort çalışmanın sonuçlarına göre daha önce COVID-19 geçirmiş olmak infeksiyon riskini %84 azaltıyor ve bu koruyuculuk primer infeksiyonu takiben ortanca 7 ay sürüyor.
Açık etiketli faz 2 randomize kontrollü çalışmanın sonuçlarına göre hafif COVID-19 hastalarına erken dönemde başlanan inhale budenozid tedavisi acil servise başvuru ve hastaneye yatış oranlarını anlamlı şekilde azaltıyor. İnhale budenozid alan hastalarda iyileşme daha hızlı oluyor, ateş daha kısa sürüyor ve COVID-19 ilişkili persistan semptomlar daha az görülüyor. 
NEJM’de yayınlanan bu yazıda tüm ülkelerde aşılanmanın eşit bir şekilde uygulanmasının önemi ve buna yönelik yapılması gerekenler ele alınmış.
CID'de yayınlanan bu makalede antenatal SARS-CoV-2 aşılamasının maternal ve neonatal koruma sağlayabileceği belirtiliyor.
Lancet Global Health dergisinde yayınlanan bu sistematik derleme ve meta-analiz sonuçlarına göre COVID-19 pandemisi sürecinde maternal ölüm, ölü doğum ve maternal depresyon sıklığında önceki yıllara kıyasla belirgin artış kaydedilmiş. 
Lancet'te yayınlanan bu makalenin sonuçlarına göre aşının B.1.1.7 varyanta karşı etkinliğinde %11 azalma oluyor ve nötralizan antikor yanıtı Victoria varyantına kıyasla belirgin azalıyor. Vaka sayısındaki yetersizlik nedeniyle etkinlik analizlerinde elde edilen sonuçlarda güven aralığının geniş olduğu dikkati çekiyor.
NIH tarafından yürütülen bu çalışmada SARS-CoV-2 aracılıklı oral kavite (tükrük bezleri ve oral mukoza) tutulumunun ve tükrük aracılıklı SARS-CoV-2 bulaşının olabileceği gösterilmiş. Ayrıca tükrükteki SARS-CoV-2 viral yükü ile tat kaybı arasında da bir pozitif korelasyon tespit edilmiş. 
Singapur’dan yapılan bu araştırmanın sonuçlarına göre COVID-19 geçirip iyileşen hastalarda nötralizan antikor yanıtları ciddi farklılık arz ediyor. Ancak ciddi hastalık ile persistan nötralizan antikor yanıtı arasında ciddi bir ilişki olduğu tespit edilmiş. Buna karşın, hastalık ciddiyeti ile T hücre yanıtı arasında benzer ilişkiye rastlanmamış.