Sunumları izlemek için lütfen tıklayınız.

  • Kanser Hastalarında İnvaziv Fungal İnfeksiyonlar

    33 Yazar, 28 Konu, Güncel yaklaşımlar, yeni kılavuzlar devam...
    ONLINE KITAP
Bir sayfada 10 haber gösterilmektedir.
CID'de yayınlanan bu derlemede persistan MRSA bakteremisine yaklaşım ele alınmış. 
Şimdiye kadarki kılavuzlardan çok farklı bir yöntemle hazırlanmış bu kılavuzda piyojenik osteomyelit tedavisi için öneriler 7 soru ile değerlendirilmiş. 
Genç erişkin bir hastada CARD9 eksikliği zemininde gelişen hepatik ve yaygın cilt tutulumu ile seyreden dissemine trichosporosis olgusu. 
Amerikada'da gerçekleştirilen bu retrospektif gözlemsel çalışmada KPC varlığının gösterilmesi için PCR kullanılan grupta; uygun tedaviye başlanma zamanı, 14-günlük ve 30 günlük mortalite oranlarının diğer hastalara göre anlamlı oranda daha düşük olduğu gösterilmiş.
JAMA'da yayınlanan bu çalışmada; 53424 hasta üzerinde yapılan incelemede Rhinovirus, RSV ve Varicella salgınları ile Kawaski hastalığı arasında zamansal bir ilişki olduğu gösterilmiş.  
1211 erişkin hastanın dahil edildiği bu randomize kontrollü çalışmada, temiz ortopedik cerrahi sonrası <24 saat uygulanan antimikrobiyal profilaksinin daha uzun süreli uygulanan antimikrobiyal profilaksi ile (24-48 saat) benzer etkinliğe sahip olduğu gösterilmiş.  
Bu çalışmada AML tanısı olan ve remisyon indüksiyon tedavisi alan 277 erişkin hasta primer antifungal profilaksi olarak posakonazol, vorkonazol ve isavukonazol almışlar. Bu üç kolda hem invaziv fungal infeksiyon gelişme riski hem de yan etki riski benzer bulunmuş. Nötrofil sayısında düzelme ve AML'de tam remisyonun sağlanması invaziv fungal infeksiyon gelişimi için bağımsız koruyucu faktörler olarak tespit edilmiş. 
NEJM'de yayınlanan bu faz 3 randomize kontrollü çalışmada pyelonefrit dahil komplike idrar yolu infeksiyonu tedavisinde tebipenem ve ertapenem karşılaştırılmış. Etkinlik ve yan etki riski açısından her iki grubun birbirine benzer olduğu tespit edilmiş.  
Bu sistematik derleme ve meta-analiz sonuçlarına göre; 2001-2011 arası ve 2011 sonrası dönemlerde daha önceki yıllara kıyasla S. aureus kan akımı infeksiyonu ilişkili mortalite oranlarında anlamlı bir azalma olmuş olsa da, 2011 ve sonrası dönemde hala bu hastalarda 1 aylık ve 3 aylık mortalite oranılarının sırasıyla %18 ve %27 olduğu tespit edilmiş.
Ülkemizden yayınlanan bu çalışmada, OXA-48 endemik bir bölgede yeni ajan tedavi seçeneklerinin olmadığı şartlar altında karbapenemaz üreten K. pneumoniae kan akımı infeksiyonlarının epidemiyolojisi ve klinik sonlanımları ayrıntılı bir şekilde analiz edilmiş.