Sunumlara ulaşmak için lütfen tıklayınız.
.

  • Kanser Hastalarında İnvaziv Fungal İnfeksiyonlar

    33 Yazar, 28 Konu, Güncel yaklaşımlar, yeni kılavuzlar devam...
    ONLINE KITAP
Bir sayfada 10 haber gösterilmektedir.
Nature’de yayınlanan bu çalışmada COVID-19 sonrası ilk 30 gün hayatta kalan hastaların 6 aylık takiplerinde kontrol gruplarına kıyasla daha sık görülen sağlık problemleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuş. 
Nature’de yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre SARS-CoV2’ye karşı gelişen humoral bağışık yanıtın en az 1 sene devam ettiği gösterilmiş. Ayrıca bu kişiler içinden sonradan mRNA aşısı olanlarda humoral bağışık yanıtın (endişe verici varyantlara karşı olan humoral bağışık yanıt dahil) ciddi anlamda güçlendiği tespit edilmiş. 
Johns Hopkins Üniversitesinden yapılan çalışmada, DTR P. aeruginosa izolatlarının bazılarında seftolozan-tazobaktam maruziyeti sonrasında oluşan AmpC omega loop mutasyonları ile ilişkili sefiderekol, seftazidim-avibaktam ve seftolozan-tazobaktam MIK değerlerinde belirgin artış olduğu gösterilmiş. Bununla birlikte aynı izolatlarda imipenem-relebaktam MIK değerlerinin belirgin düştüğü tespit edilmiş. 
Yılda 50-100 milyon semptomatik infeksiyona yol açan ve WHO tarafında toplum sağlığını tehdit eden ilk 10 neden arasında kabul edilen Dengue virüs ile infeksiyonların ve buna bağlı hastaneye yatışların azaltılmasında ilginç bir yöntemin etkili olduğu keşfedilmiş. Sonuçlar NEJM’de yayınlanmış. 
Yatarak tedavi edilen hastalar için standart tedaviye aspirin (150 mg/gün) eklenmesinin; 28 günlük mortalite, invaziv mekanik ventilasyon ve ölüme ilerleme sonlanım noktaları açısından fayda sağlamadığı gösterilmiş. Aspirin alan hastalarda 28 günlük takipte taburcu olan hasta oranının bir miktar yüksek olduğu da belirtilmiş. 
Clinical microbiology and infectious disease dergisinde yayınlanan bu çalışmaya çok ilaç dirençli enterik bakteri ile kolonize 105 solid organ nakli alıcısı dahil edilmiş. Oral kolistin+neomisin dekontaminasyon rejiminin 30 günlük takipte çok ilaç dirençli enterik bakterilerle gelişen infeksiyonları önlemede etkili olmadığını gösterilmiş. 
COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılmış ve D-dimer düzeyi yüksek hastalarda, antikoagulan ilaçların tedavi dozunda uygulanmasının profilaktik dozda verilmesine kıyasla bir fayda sağlamadığı ve kanama riskini anlamlı düzeyde artırdığını gösteren bir başka çalışma daha yayınlandı. 
Clinical infectious diseases dergisinde taktim edilen bu vakada; safra ve kan kültüründen izole edilen NDM-5 ve OXA-48 taşıyan Enterobacter cloacae izolatlarında sefiderekol maruziyeti sonrası ilk 21 gün içinde muhtemel cirA geninde (katekolat siderefor reseptör geni) ortaya çıkan mutasyonlar neticesinde kazanılmış sefiderekol direnci tanımlanmış. 
İngilitere'de yapılan bu prospektif kohort çalışmada; hastanede yatan COVID-19 hastalarında bakteriyal ko-infeksiyonların, sekonder infeksiyonların nispeten nadir olduğu ve ko-infeksiyonlara kıyasla sekonder infeksiyonların daha sık görüldüğü tespit edilmiş. Buna karşın özellikle yoğun bakım ünitelerinde tedavi edilen hastalarda BLBLI ve karbapenemlerin sıklıkla kullanıldığına işaret edilmiş. 
Uğur Şahin ve arkadaşlarının 'Nature' dergisinde yayınladıkları bu yazıda; Pfizer-BioNTech aşısının güçlü bir humoral yanıtla beraber 2. doz aşıdan sonraki gözlem süresi boyunca devam eden çoklu spesifik CD4+Th1 ve CD8+ T hücre yanıtına yol açtığı gösterilmiş. Bu immün yanıtın birçok SARS-CoV-2 varyantına karşı da etkili olduğu belirtilmiş.